Kesin küreselleşme çağının sonu. Ortadoğu’daki devam eden askeri çatışmayı ve bunun sonucunda Hürmüz Boğazı gibi stratejik deniz yollarında meydana gelen büyük aksamaları birincil katalizör olarak tanımlıyorlar.
Bu sürekli istikrarsızlık, çokuluslu şirketleri tedarik zincirlerini radikal ve maliyetli bir şekilde yeniden düzenlemeye zorluyor. Yeni paradigma, verimlilikten ziyade dayanıklılıktır; bu eğilim, ticaret akışlarının hızlandırılmış dolarizasyondan arındırılması ve üretim kapasitesinin siyasi olarak istikrarlı bölgelere (dost ülke üretimine) büyük ölçüde taşınmasıyla yansıtılıyor. Yeni bir enflasyon rejiminin ortaya çıkışı!
Yatırım bankası, küresel ekonomilerin, tarihsel olarak 1970’lerin stagflasyon döngülerini hatırlatan, sürekli olarak daha yüksek bir enflasyon tabanıyla karşı karşıya olduğunu acilen uyarıyor.
Arz tarafındaki enerji şoku, artan navlun oranları ve G7 ülkelerinin muazzam mali açıkları, sürekli fiyat itici güçleri olarak hareket ediyor. Banka, varlık tahsisi konusunda bundan net bir uyarı çıkarıyor:
Bu ortamda saf nakit pozisyonları tutmak, gerçek bir servet kaybını temsil ediyor. Yatırımcılara, özellikle fiziksel altın ve enerji varlıkları yoluyla yapısal bir emtia portföyü oluşturmaları şiddetle tavsiye edilir. Yapay zeka süper döngüsü şu anda kritik bir dönüşüm geçiriyor.
Yazılım geliştiricileri ve dil modelleri etrafındaki saf değerleme coşkusu, fiziksel altyapıya yönelik pragmatik, niceliksel olarak ölçülebilir bir yatırım dalgasına yerini bırakıyor.
Banka, yarı iletken dökümhaneleri, özel veri merkezi operatörleri, enerji tedarikçileri ve endüstriyel hammadde üreticileri (bakır ve uranyum) gibi alt sektörlerin öncelikle faydalanacağı, katlanarak artan bir yatırım patlaması (sermaye harcaması) öngörüyor.
Analistler, bu fiziksel yapay zeka altyapısını, zorlu makroekonomik ortama rağmen daha geniş pazarın kazanç gücünü yapısal olarak destekleme potansiyeline sahip birincil büyüme motoru olarak görüyor.















































